Kur’an Talebesi ve Dava Adamı nasıl olunur?
Bu yazı kez okundu.
28 Ekim 2013 12:20 tarihinde eklendi

İman ve Kur’an davasının büyük hizmetkârlarından ve bütün hayatını Üstad’a ve Risale-i Nurlara hizmet için feda eden ve Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle:
“Zübeyr bana merhum biraderzadem Abdurrahman yerine ve Ceylan merhum biraderzadem Fuad bedeline verilmiş diye manevî ihtar aldım.” (Şualar s.535)
“Hakikî fedakâr Zübeyr, en lüzumlu ve hizmete şiddet-i ihtiyacım zamanında buraya imdadıma geldi.” (Emirdağ Lâhikası s.15)
İltifatlarına mazhar olan Nur Mesleğinin sembol isimlerinden merhum Zübeyir Ağabeyin bugüne kadar pek fazla bilinmeyen; Kur’an talebesi ve dava adamı nasıl olunduğu hakkında yazdığı, fedakârlık örneği bir mektubunu ibret için yayınlıyoruz…
“Aziz, Muhterem Kardeşim…
Mademki İslam’ın her derdine razı olduğunu bildiriyorsun, bu müjdenle bize aşk ve şevk ve­riyorsun, O halde iyi dinle:
VAZİFEN, dikenler arasında güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır, batacak. Elin açıktır, ısı­racak. BUNA SEVİNECEKSİN.
Firavunlar kucağında büyüyen çocuk Musa’ları safına alacaksın. Aldığın için dövecekler. Ko­nuştuğun için zindana koyacaklar, SEVİNECEKSİN.
Çöllere sürülürsen kanınla ağaç yetiştireceksin. Kutuplara sürülürsen ısınla sebze yetiştireceksin. Yeşilliği sevmeyenler olacak. Yakacaklar, yıkacaklar. Sen bunu SABIRLA SEYREDECEKSİN.
Karanlık zindanlara salarlarsa, ışık; paslı vicdanları görürsen, ümit; imansız kalplere rast­lar­san NUR vereceksin. Sen verdiğin için suç, sen getirdiğin için ceza, sen konuştuğun için mah­kûm olacaksın. Ve buna ŞÜKREDECEKSİN.
Anadan, yardan, serden ayrılacaksın. Candan, gönülden Kur’ân’a sarılacaksın. Damla iken deniz, nefes iken tayfun olacaksın. Derdini yazmak için derini kâğıt, kanını mürekkep edecek­sin. Kimse ile görüştürmezlerse, mecnun olup çöllere düşeceksin. Leylâ arar gibi NUR arayan­ları bulacaksın. Bulamazsan üzülmeyeceksin.
MAKAMLAR, SERVETLER verirlerse, NEFSİNİ UNUTACAKSIN.
Yalan, iftira, çamur fırtınasına tutulursan, HİSSİYATINI TERK EDECEKSİN… önünde demirden set yaparlarsa, dişinle deleceksin. Dağları toptan oymak gerekirse, iğne ile oyacaksın Unutma! nerede olursan ol; küfrün ve cehlin ta temelini çürüteceksin.Bir gün Kur’an etrafın­daki surların yıkıldığım görürsen; hemen kemiklerini taş, etlerini harç, kanını da su edeceksin. Etrafına ilimden, irfandan, faziletten, ahlâktan kaleler dikeceksin. Kaleler, fedailer ister. Nasıl, nasıl sende içinde fedai olacak mısın?
Bu mektubu okuyunca, Mesnevi’yi okuyan Yunus Emre gibi “Uzun olmuş” diyeceksin. O’­nun gibi ben olsa idim: “Ete, kemiğe bürünürdüm.Yunus diye görünürdüm” derdim dediği gibi, sen de ne lüzum vardı uzun uzun saymaya, kısaca “KUR’AN TALEBESİ OLACAKSIN” deseydin yeterdi, diyeceksin. Haklısın. Zira, İslâm yoluna giren; bilir ki, bu yol kıldan ince, kı­lıçtan keskindir. Her kişinin değil, er kişinin yoludur.
Seni bütün ruhu canımla kucaklar, gözlerinden öper, dualarına mukabele eder, Allah’ın rı­zası dairesinde buluşmak üzere mektubuma son verirken, dalalete düşen din kardeşlerimin, kı­sa bir zamanda sizin gibi hidayete ermelerini Cenab-ı Vacib-ül Vücud olan Hazret-i Allah’tan niyaz eylerim… Amin…
(Merhum) ZÜBEYİR GÜNDÜZALP

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv