NEFSİNİ ARINDIRAN KURTULMUŞTUR
Bu yazı kez okundu.
8 Kasım 2013 12:44 tarihinde eklendi

NEFSİNİ ARINDIRAN KURTULMUŞTUR
Nefs Tezkiyesi ile ilgili ayetler
“Nefse ve onu biçimlendirene. Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki. Elbette nefsini temizleyip arındıran kurtulmuştur.” (ŞEMS 7-9)
“Ben yine de nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis şiddetle kötülüğü emreder. Ancak Rabbimin rahmetiyle yarlığadığı müstesna. Muhakkak ki, Rabbim bağışlayıcı ve merhametlidir.” (YUSUF/53)
“Onlardan birçoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kadar kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir. Onlar ebedî olarak azap içinde kalacaklardır.” (MAİDE/80)
“Doğrusu insan kendi nefsini görür.Bir takım özürler ortaya atsa da.” (KIYAMET/14-15)
“Nefisler insanlara bir rehinedir.Her nefis kendi kazancına bağlıdır.” (MÜDDESSİR/38)
“O halde gücünüzün yettiği kadar Allah’tan korkun, dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (TEĞABÜN/16)
“Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,
Kuşkusuz onun varacağı yer cennettir.” (NAZİ’AT/40-41)
“Heva ve hevesini kendisine ilah edinen kimseyi gördün mü? Şimdi ona sen mi vekil olacaksın?” (FURKAN/43)
“O gün her nefis, ne hayır işlemişse, ne kötülük yapmışsa onları önünde hazır bulur. Yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsun ister. Allah, size asıl kendisinden çekinmenizi emreder. Şüphesiz ki Allah, kullarını çok esirger.” (AL-İ İMRAN/30)

Nefs Tezkiyesi ile ilgili hadisler
“Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan, aciz kimse ise, nefsinin arzularına tâbî olan ve Allah’tan (olmayacak şeyler) temennî eden kimsedir” (İbn Mâce, Zühd, 31 (II, 1423, 1424).
“Harpten döndüğü zaman Hz.Muhammed(s.a.v): ‘Artık küçük cihaddan büyük cihada döndünüz’ buyurdu.
-Ya Resulullah,biz harpten dönüyoruz.Bizimki küçük oluyor da,büyük cihad nedir?
-Büyük cihad nefis mücadelesidir’ buyurdu”
“Nefsini bilen,Rabbini bilir” (Keşfü’l-hafâ,II,262)
“Senin en büyük düşmanın iki yanın arasındaki nefsindir” (Beyhaki)

Nefs Tezkiyesi ile ilgili Risale-i Nurdan Seçmeler
Birinci Hatvede, âyeti işaret ettiği gibi, tezkiye-i nefs etmemek. Zîrâ, insan, cibilliyeti ve fıtratı hasebiyle nefsini sever. Belki, evvelâ ve bizzat yalnız zâtını sever; başka her şeyi nefsine fedâ eder. Mabuda lâyık bir tarzda nefsini metheder; mabuda lâyık bir tenzih ile nefsini meâyibden tenzih ve tebrie eder. Elden geldiği kadar kusurları kendine lâyık görmez ve kabul etmez; nefsine perestiş eder tarzında, şiddetle müdâfaa eder. Hattâ fıtratında tevdî edilen ve Ma’bud-u Hakikinin hamd ve tesbihi için ona verilen cihazât ve istidadı kendi nefsine sarf ederek, sırrına mazhar olur. Kendini görür, kendine güvenir, kendini beğenir. İşte şu mertebede, şu hatvede tezkiyesi, tathîri, onu tezkiye etmemek, tebrie etmemektir.
Sözler | Yirmi Altıncı Söz | 439
“ ”-1- Meâli: Haşiye “Nefis daima kötü şeylere sevk eder” âyetinin, hem de mânâ-yı Şerifi: “Senin en zararlı düşmanın, nefsindir” 4 hadisinin bir nüktesidir.
Tezkiyesiz nefs-i emmâresi bulunmak şartıyla, kendi nefsini beğenen ve seven adam başkasını sevmez. Eğer zâhirî sevse de samimî sevemez; belki ondaki menfaatini ve lezzetini sever. Daima kendini beğendirmeye ve sevdirmeye çalışır. Ve kusurunu nefsine almaz, belki avukat gibi kendini müdafaa ve tebrie eyler. Mübalâğalarla, belki yalanlarla nefsini medih ve tenzih ederek, adeta takdis eder ve derecesine göre, -2- âyetinin bir tokadını yer. Temeddühü ve sevdirmesi ise, aksülâmelle istiskali celb eder, soğuk düşürtür. Hem amel-i uhrevîde ihlâsı kaybeder, riyâyı karıştırır. Âkıbeti görmeyen ve neticeleri düşünmeyen ve lezzet-i hazıraya müptelâ olan hisse ve hevâ-yı nefse mağlûp olup, yolunu şaşırmış hissin fetvâsıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar. Bir dakika gurur veya intikam yüzünden on sene ceza görür. Adeta, ders aldığı Amme cüz’ünü birtek şekerlemeye satan havâi bir çocuk gibi, elmas kıymetinde bulunan hasenâtını, hissini okşamak için ve hevâsını memnun etmek için ve hevesini tatmin etmek için, ehemmiyetsiz cam parçaları hükmündeki lezzetlere, enâniyetlere vesile edip, kârlı işlerde hasâret eder.
-3-
1 “Yusuf Sûresi: 12:53.
2 “Hevâ ve heveslerini kendisine mâbud edinen kimse.” Furkan Sûresi: 25:43.
3 Allahım! Bizi nefsin ve şeytanın ve cin ve insin şerrinden muhafaza et.
4 el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:143; Gazâlî, İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn, 3:4.
Haşiye : (Bu parçanın da herkese faydası var.)
Lemalar | Yirmi Sekizinci Lem’a | 274
Bu Kısım Hizbullah Hakverdi’nin “Hicret” kitabından iktibas edilmiştir
(Bu mukaddes davanın bu ‘enfüsi’ âlemdeki savaşı, yukarıda geçen ve daha da değinemediğimiz sayısız ayetlerle ‘takdir’ edilmiş; fâilleri Allah-u Teâlâ tarafından övülmüştür. Nefisle ve nefsin ‘mihver’ olduğu ‘şer cephesiyle yapılan ‘cihad’ın azametine şu hadis-i şerifler de işâret etmek¬tedir: “Âsıl mücahid, Allah’a itaat uğrunda nefsi ile cihad edendir.”[56]; “Mücâhidlerin en üstünü, Allah’ın emirlerini yerine getirmekte ve haram kıldığı şeyleri bırakmak hususunda kendi nefsiyle savaşan ve onu mağlub eden kim¬sedir.”[57]; “Cihâdların en faziletlisi, Allah Azze ve Celle’nin rızasını kazanmak için nefsi ile mücahede ve mücadele edenin cihâdıdır.”[58]; “Asıl kahraman, başkalarını yenen değil, ancak kendi öfkelendiği zaman, nefsinin öfkesini (ğadabını) yenendir.”[59]; (tebük savaşı dönüşü Efendimiz buyur¬dular:) “Küçük cihâd’dan, büyük cihâda (nefisle cihâda) döndük.”[60]…
Nefis’le gerçekten yapılacak bir cihâd onun mağlubiyetini, bu da o bedende İslâm’ın hükümranlığını, yani İslâm’ın münferid ‘cismani devletini’ netice vere¬cektir. Ki, bunun için, kişinin attığı ‘ilk adım’ işte ‘hicret’tir. “Her kim amelini işittirirse, Allah onu işittirir ve her kim riya yaparsa, Allah onun iç yüzünü meydâna çıkarır[61] ; “Nefsim kudret elinde olana ye¬min ederim ki, gerçekten şirk (riya) karıncanın deprenişinden daha gizlidir. Sana bir şey göstereyim mi ki, onu söylediğin zaman, şirkin azını ve çoğunu senden gidersin? De ki: Allah’ım! Bildiğim halde sana şirk koşmak¬tan sana sığınırım ve bilmediğim (şirk olan) şeyden de senden mağfiret di¬lerim.”[62]; “Cehenneme sokan şeyin en çoğu, iki uzuv (boşluktan, dolayı) dur. Biri ağız (dil), diğeri de ferc’tir. Cennete sokan şeyin de en çoğu, Allaha karşı takvâlı olmak ve güzel ahlâktır.” [63]; “İyilik, güzel ahlâktır. Günah da nefsini gıcıklayan (vicdanını rahatsız eden) ve insanların farkına varmasından hoşlanmadığın şeydir.”[64] “Şüphesiz (bir) kul, manasını düşünmeden bir söz söyler, onun sebebiyle cehenneme, doğu ile batı arasından daha uzağa düşer.”[65]; “Size ateş ehlini haber vereyim mi? Ka¬tı kalpli, varlıklı, bâhil ve müstekbir kimselerdir.”[66] ilââhir… Gibi, daha pek çok hadisler ve bunlara ‘esâs’ olan nice ayetler, insanın ‘iç yapısındaki’ mâhiyet ve istidâd bozukluklarına dikkat çekmekte; ‘nefsin’ olumsuz rollerini, tezahürlerini dile getirmektedir…
Fakat; ‘nefsin’ bu yıkıcı misyonunu icra etmesine, hakka rağmen bün¬yeyi ifsad faaliyetlerine, büyük ölçüde iblis ve insî-cinnî avâneleri olan şeytan cinsi ‘yardımcı’ olmakta; insan âleminde cereyan etmekte olan nefisle savaşta, nefsi tahrik ve takviye etmektedir. İnsanların, ‘önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından’ iç bünyeye sızıp,[67] ‘nefisle bütünleşen’ şeytan, özellikle ‘dostluk’ maskesini kullanmaya[68] dikkat etmek¬tedir. Allah-u Teâlâ’nın, “O (insa)nların içinden gücün yettiği kimseleri (kandırıcı-cazib) sesinle yerinden oynat, onlara karşı süvarilerinle, pi¬yadelerinle yaygara kopar! Mallarına, evlâtlarına ortak ol! Onlara (yalan yere) va’d et! Fakat şeytan, yalnız bir aldanış va’d eder.”[69] ayetinin beyânı vechiyle roller oynayan şeytan, insanlara “her türlü günâhı, isyânı ve medhiyatı süsleyip yaldızlamaktadır.”[70]; ayrıca “Şeytan çetelerini (süvarilerini) gönderip de insanlara fitne verirler. Onun indinde, derece itibâriyle bun-ların en büyüğü, en büyük fitne çıkaranıdır.” [71] hâdisi de, mezkür (İsra 64) ayet-i kerimesine mutabık olarak, şeytanın ‘topyekün askerleriyle’ birlikte hareket halinde bulunduğunu göstermektedir. Şeytan’ın, Hz. Âdem ile Hz. Havva’ya sızmasından ve ayaklarını kaydırmaya sebep olmasından[72], bu¬güne kadar faâliyetini devam ettirmesi ve tüm peygamberlere de etki edecek bir rol oynaması, öyle küçümsenecek bir fitne olmadığını göstermektedir.)
[56] İhyâ’u Ulum’id-Din: 3/150; Tirmizi:3/182
[57] Cami’us-Sağir: 2/15
[58] Taberâni’den, Muhtar’ül-Ehadis’ün-Nebeviyye:26
[59] Z. Buhari: 965; Tecrid-i Sarih: 12/148; Büluğ’ul-Meram:4/381; Edeb’ül-Müfred (Buhari-Ahlâk Hadisleri): 1/170, 171; M.Ehâdis:48, 125; C.Sağir: 2/279
[60] Beyhâki’den İhyâ’u Ulum’id-din:3/18, 150; Büluğ’ul-Meram (Selâmet Yolları): 4/88; Deylemi’den, Ramuz el-Ehâdis: 481; Vesail; 11/122;
[61] Müslim: 11/458
[62] Edeb’ül-Müfred: 2/70
[63] Edeb’ül-Müfred: 1/303-309; Riyâz’us-Sâlihin: 437, 438; Z. Buhari: 999; Tecrid: 12/193.
[64] Edeb’ül-Müfred: 1/310
[65] Müslim:11/460
[66] Riyaz’us-Sâlihin: 433; Et-Terğib Vet-Terhib: 5/463-475
[67] A’raf(7): 17
[68] A’raf(7): 20-21; Ta-ha(20): 120
[69] İsra(17): 64; (Ayrıca; Şeytanın Yandaşları için bakınız: İsra(17): 27; En’am(6): 128-130; Mücadele (58): 19; Şuâra(86): 95; İlââhir…
[70] Hicr(15): 39; Neml(27): 24 ; Enfâl(8): 48; En’am(6): 43 ; Ankebut(29): 38.
[71] Müslim: 11/216-218
[72] A’raf (7): 19-27; Ta-ha(20): 115-125.

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv