ALLAHA KAVUŞMAK – ABDULKADİR GEYLANİ
Bu yazı kez okundu.
20 Kasım 2013 14:50 tarihinde eklendi

ALLAHA KAVUŞMAK
Allah’dan, rıza ve yoklukta var olmayı isteyin… Bütün olanlara boyun eğip bir yana durmak, en büyük rahatlıktır. İlahi emirler dahilinde işlerin yoluna girmesini beklemek en iyi şeydir. Dünyanın cenneti, gönül rahatıdır. Buna ermek isteyen sakin ve olanlara razı olmalıdır.
Olanlara razı olmak, bunların içinde kendini Hak’ka teslim olmuş bulmak en iyi yoldur. Allah’ın mana kapısı buradan açılır. Ve kulun sevilmesi böyle oldukça gerçeğe uyar. Sıkıntı denen illet en büyük dünya azabıdır. Ahiret azabı daha başkadır. Allah bir kuluna sevgi yolunu gösterirse evvela ona gönül rahatlığı verir. O da bu rahatlık sayesinde hoş bir ömür sürer.
Allah’a kavuşma yolu buradan başlar. Onun nuruna vasıl olma böyle tahakkuk eder.
Geçici zevklerin ardına düşmeyin. Ele geçmesi mümkün olmayanın ardında koşmayın. Eğer kısmetse gelir, değilse zaten gelmez. Kısmet olmayan bir şeyin ardına düşmek bir ahmaklıktır. Akılsızlık ve bilgisizliktir. İşte dünyanın en büyük azabı budur. Daha evvelki sözlerimizde geçtiği gibi, en büyük dert imkansız şeylerle uğraşmaktır.
Kısmetinde yazılı şeyi istemek de ayrı bir görgüsüzlüktür. Daha doğrusu hırstır. İbadet ve kulluk tarafından incelenecek olursa şirk demek de yerinde olur.
Bu kadar istek neye. Hem Allah’ı sevenin bu kadar lüzumsuz şeyleri istemesi yerinde olmaz. Yaratanını seven onu ister. Onunla beraber başka şey istemek yerinde olmaz. Sevgilinin gayrını istemek sevgide yalancılık sayılır. Sevgili için yapılan işten ücret istemek ayıp olur. İhlâsın yokluğunu açığa vurur. İhlâs sahibi kulluk hakkını ödemeğe bakar, ötesini efendisine havale eder.
Allah her varlığın sahibidir. Yapılan her işi ister ki; kendisi için olsun. İster ki: Kulunun bütün işleri kendisi için olsun.
Bir kul, şunu iyi bilmelidir ki: Kendisi ve yaptığı işler efendisine aittir. Bu durumda nasıl kendine mahsus olmak üzere bir çok şey talep edebilir?
Bir çok yerlerde de anlattık, kulun ibadet etmesi, ona Allah’ın muvaffakiyet kudreti vermesi sonucudur. Ona kudret vermek Allah’ın elindedir.
Ceza ve mükafat beklemektense, elinde bulunana şükretmek daha iyi olur. Sonra o kul görmüyor mu ki; her kimin elinde nimet çoğalırsa neticesi iyi olmuyor. Bu çok kere vakidir. Evvela iyidir, sonra ne olduğu görülür. Azar, Allah’a darılır. Kadere kabahat bulur. Nimeti beğenmez. Derdi gamı çoğalır. Kendinde olanı beğenmez, az görür. Başkasının malına göz diker…
Bu insanlar neden ellerindekine razı olmazlar. Öyle zaman olur ki, bu huysuzlukları sonunda ellerindeki de gider. Öyle zaman olur ki, bu huysuzlukları sonunda ellerindeki de gider. Çünkü kendilerine has olan hiçbir şeyi beğenmezler.
Bütün bu durum onları öyle perişan eder ki, çabukça yaşları büyür. İşleri dağılır. Vücutları yorulur. Bir başkasının elindekine ermek için günlerce alınlarından ter boşanır. Netice olarak günah ve sevap kaygıları da yok olur ve böylece günah sayfaları dolar.
Bu arada en büyük suçları yapmaktan çekinmezler. Emr-i İlâhi onların hiç düşünmedikleri bir şey olur. İstediklerini de bulamazlar. Dünyadan giderken elleri boş olur. Ne başkasının malı fayda vermiştir ne de kendi mallarından kazanç temin edebilmişlerdir.
O zavallılar, eğer Allah’a şükredip dursalardı en büyük nimetlere ererlerdi. Elinde bulunana ve kısmetine razı olup şükür ve ibadet yolunu aramış olsalardı, kendileri için iyi olurdu. Sanki, başkasının malına göz dikmekle, ellerine kısmetten fazla bir şey mi geçti?
İstediklerini bulamadılar, aradıklarına eremediler. Yalnız ömürlerini boşa geçirdiler. Ahiretlerini de batırdılar. Onlar bu yaptıkları ile en akılsız, bilgisiz oldular. Kısmetlerine razı olup taat ve ibadetle meşgul olsalardı, kendilerine yetecek kadar dünyalık gelirdi. Öbür aleme geçtikleri zaman ise umduklarından daha iyisini bulurlardı.
Allah cümlemizi haline razı olanlardan kılsın… Her hususta halini bilenler zümresine dahil eylesin.

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv