İRAN İSLAM HAREKETİ – HAREKETİN HEDEFİ – ŞEHİT MUTAHHARİ
Bu yazı kez okundu.
6 Aralık 2013 12:32 tarihinde eklendi

HAREKETİN HEDEFİ
Bu hareket hangi hedefi takip ediyor ve ne istiyor? Demokrasi mi istiyor? Sömürünün bu ülkedeki kolunu mu kesmek istiyor? Bugün insan haklan olarak adlandırılan şeyleri savunmak için mi ayağa kalkmış? Ayrıcalıkları ve eşitsizlikleri mi yok etmek istiyor? Zulmün kökünü mü ka¬zımak istiyor? Materyalizmi mi yok etmek istiyor?…
Bu soruların cevabını, hem hareketin mahiyeti ve kökenleri konusunda açıkladıklarımızdan, hem de hareketin liderlerinin açıklama ve bildirilerinden elde etmek müm¬kündür. Burada, bu sorulara verilebilecek kısa cevaplar şudur: Evet ve hayır.
Evet, yani bütün bu hedefler hareketin hedeflerinin bir parçasıdır. Hayır, yani onların hiç birisi ile sınırlı değildir İslamî bir hareket, hedef bakımından sınırlı olamaz. Zira İslam kendi şahsında «parçalanma kabul etmez bir bütün»dür, o hedeflerden hiç birisinin elde edilmesiyle sona ermez.
Elbette bu, hareketin taktik ve strateji açısından diğer bazı hedeflere göre öncelik taşıyan bir takım hedeflere sahip olmadığı anlamında değildir. İslam’ın kendisi de taktik açısından tedrici olarak yürürlüğe, konmadı mı? Bugün hareket inkâr ve ret aşamasındadır, sömürü ve istibdadı ezmektedir ve kendi yolunda yürümektedir. Yarın bu aşamadan geçip yapıcılık ve ispat aşamasına ulaştığı zaman diğer hedefleri takip edecektir.
Konuşmanın başlangıcında muttakilerin efendisinden, onun ıslah hedefi ile ilgili Nehcül Belağa’dan cümleler naklettim. Hem de onun seçkin evladı Hüseyn’in (R.A) de maksadı olan hareket için, hac mevsiminde Muaviye’nin ahdinde olan sahabelerin önde gelen seçkin İslam şahsiyetlerine aynı cümleleri söylediğini nakletmiştim. Bunlar, bütün İslamî hareketlerin kısaca bütünsel hedeflerini açıklayan cümlelerdir. Elbette her dönemde, her hareketin kendine özgü bir takım fer’i ve cüz’i hedefleri de vardır. Külli hedefler dört cümlede açıklamıştır : (İslam’ın gerçek usu¬lünden bir parça olma dışında bir şey olmayan) Allahın yolunun mahvedilmiş işaretlerini geri getirmek. Yani fikirlerde ve düşüncelerde bir ıslah, İslam’ın kendi ortamında, ruhlarda, insanın içyüzünde hüküm verme ve adaleti icra etmede bir değişme.
Beldende gözle görünen bir ıslah: Ona bakan her şahsın nazarını celp eden köklü, belli ve göze çarpan bir ıslah. Şehirlerde, topluluklarda, yaşayış bölgelerinde halkın yaşayış durumunun iyileştirilmesi işaretlerinin tam olarak açığa çıkması; Bununla ilgili işleri icra edelim. Yani Allah’ın halkının yaşayış durumunda, yapısal bir değişiklik
Kullarından mazlum olanların eman bulması: Allah’ın mazlum kullarının zalimlerin şerrinden korunması ve eman bulması. Zalimlerin tecavüzkâr ellerinin, mazlumların ba¬şından uzaklaştırılması ve kısaltılması Yani insanların sosyal ilişkilerinde ıslah
Senin atıl bırakılmış sınırlarını ikame etmek: Allah’ın tatil edilmiş esaslarının, İslam’ın çiğnenmiş ve bir kenara kaldırılmış kanunlarının bir kez daha ayağa kaldırılması ve halkın sosyal hayatına hakim kılınması. Yani toplumun medeni ve sosyal sistemlerinde İslamî ve faydalı bir değişme.
Bu dört esası pratikte icra etmeyi başaran her ıslah edici fikirleri ve düşünceleri gerçek İslam’a yöneltirse, aidatları ve hurafeleri beyinlerden dışarı atarsa, genel hayatı, beslenme ve konut açısından iyileştirip, eğitim ve öğretimi faydalı, verimli yaparsa, insanların insanî ilişkilerini kardeşlik duygusu ve eşitlik esasları üzerinde tayin ederse, toplumun yapısını İslamî, ilahî modelin sistem ve esasına göre kararlaştırırsa, azamî ölçüde başarıya ulaşmıştır.

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv