MATEM MERASİMLERİNİN MİLLETİN VE ÜLKENİN KORUNMASINDAKİ ROLÜ – İMAM HUMEYNİ (RA)
Bu yazı kez okundu.
29 Aralık 2013 20:25 tarihinde eklendi

MATEM MERASİMLERİNİN MİLLETİN VE ÜLKENİN KORUNMASINDAKİ ROLÜ

Aşura’yı canlı tutun, çünkü onun canlı tutulmasıyla sizin ülkenizde her hangi bir tehlikeye uğramayacaktır. (113)

Bütün bu birlik, bizim zaferimizin aslını oluşturan kelime, bu matem meclisleri İslam’ın tebliği ve yayılması amacıyla yapılan toplantılar yüzündendir. Mazlumların Seyyidi (a.s.) halkın zahmet çekilmeksizin toplanıp bir araya gelmeleri için bir meydan oluşturmuştur. (114)

Bütün milletimizde Kerbela hadisesinde ki olan bu birliği dünyada ki en büyük siyasi ve psikolojik olaydır. Bütün kalpler birbirleriyle birleşmektedir. Eğer bu birliği iyi kullanabilirsek bu yüzden muzaffer oluruz. Bu birliğin değerini bilmeliyiz ve gençlerimiz bu konulara ehemmiyet vermeliler. (115)

Bu mescitler, mersiye okumalar, haftalık mersiye okuma toplantıları,bunlar halkın dikkatini toplayan ve birlikteliği oluşturan bunlardır!… Eğer diğer devletler toplumun tüm tabakaları arasında beraberlik sağlamak isteseler, onlar için milyonlarca para harcasalar dahi kolay değildir. Bizleri Seyyid-üş Şüheda (a.s.) böyle beraber kılmıştır. Bize bizi böyle beraber kılan Seyyid-üş Şüheda (a.s.) için mi üzüntümüzü belirtip ağlamayacakmışız? Bu gözyaşları bizi korumuştur. Gençlerimiz savaş gücümüzü elimizden almak isteyen şeytanların oyunlarına gelmemelidirler. Bizi ve devletimizi koruyan bunlardır. (116)

Hak daima galiptir. Hak galiptir ancak biz galibiyetin sırrını bulmalıyız. Galibiyetin sırrı neydi? Şia’nın Emir El Müminin (a.s.)’in zamanından bu yana tarih boyunca ayakta kalabilmesinin sırrı neydi? En büyük sırlardan biri belki de en önemlisi Seyyid-üş Şüheda (a.s.) olayıdır. Eğer biz ülkemizin bağımsız ve özgür bir devlet olmasını istiyorsak bu sırrı korumalıyız.

Tarih boyunca ayakta tutulmuş olan bu merasimler İmamlar (a.s.)’ın emirleri ile var olmuşlardır. Bazı gençlerimiz hayale kapılıp ta bu meclislerin sadece gözyaşı dökülen meclisler olduğunu ve bundan böyle ağlamanın gerekmediğini sanmasınlar, bu yaptıkları büyük bir hatadır. (117)

Bizim ulaştığımız derece, milletimizin bir kere inkılâp yaparak içinde gerçekleştirdiği patlamanın yaklaşık olarak hiç bir yerde benzerinin olmamasıdır. Bir millet ki tüm her şeyi sapık rejime bağlıydı ve o da bütün her şeyi elden çıkarmış ülkenin tüm insanlık şerefini yitirtmiş ve her şeyimizi bir yere bağımlı kılmıştı. Bir seferde elde edilen bu patlama, tüm ülke ve halkı birbiri etrafında toplayarak herkesin bir noktaya bakmalarını sağlayan, matem meclislerinin bereketi idi. (118)

Eğer bunlar milli olsalar -onların acaba Allah (c.c.) ile işleri var mı yok mu işimiz yok milli olduklarını ve ülkelerini istediklerini söylüyorsalar, bunlar mersiye okumaların eteğine yapışmaları lazımdır, zira sizin milletinizi mersiyeler korumuştur. Bu mersiye okumalar, musibetler ve gözyaşları sizin devletinizi korumuştur. Eğer söz konusu edilmiş plan üzerinden giderek İslam’ın ve ruhanilerin gücünün kırılması, hatiplerin güçlerinin önünün alınması, böylece de istifade için kendilerine açılması gereken yolun ki: (istifade ettiler) olmasını isteyen insanlar iseler onlar başka türden insanlardır ve biz onlarla konuşmayı başaramayız. (119)

Milletimiz bu meclislerin kıymetini bilmelidirler. Bu meclisler daha çok Aşura ve o günlerden başka diğer mübarek günler, haftalar ve buna benzer hareketleriyle milletleri canlı tutmaktadırlar. Eğer bunların siyasi boyutunu batı tutkunları anlasalar onlarda meclisler kurar matem tutarlardı. Onlar eğer millet ve ülkelerini isteseler, ben bu meclislerin daha çok ve daha iyi şekilde ayakta tutulacağından umutluyum. (120)

Bizim milletimizi bu meclisler korumuştur. Rıza Han ve onun savak (gizli polis) memurlarının tüm matem meclislerini yasaklamaları öylesine yapılmış boş bir iş değildi. Rıza Han boşuna bu meclislerin asıl muhalifi olacak biri de değildi. Rıza Han uzmanlar ve bu işten nefret edenler tarafından görevlendirilmişti. Bizim düşmanlarımız milletler ve Şia’nın durumunu incelemişler ve bu meclisler, mazlum üzerine ve zalimi açığa vuran mersiyeler okunduğu sürece kendi hedeflerine ulaşmayı başaramayacaklarını görmüşlerdi. Rıza Han zamanında tüm meclisler ülkedekilerin hepsini kapsayacak şekilde yasak edildi. Minber ehli ve âlimlerin ellerini bağlamakla kendi işlerini yaptılar ve tebligatlarının yapılmasına fırsat vermediler. Diğer taraftan bunlar tebligata başlayarak bizi geriye sürdüler, böylece tüm hazinelerimizi yağmaladılar. Muhammed Rıza döneminde yine aynı manadaydı ancak başka formülleydi. Yani bu taifeyi süngüler ile değil de başka bir şekilde kenara itmek istemişlerdi. Şimdide onların benzerleri bu meselede ama gençleri oyuna getirmeye çalışıyorlar. Bu mesele Rıza Han’ın meclisleri kapattığı döneme aittir. (121)

Sizler, bu matem meclisleri, sine vurma ve mersiye okumalar olmamış olsaydı 15 Hordad olmazdı diye düşünmeyin. Seyyid-üş Şüheda (a.s.)’nın kanının gücünden başka bir güç 15 Hordad’ı öyle yapmayı başaramazdı ve de matem meclisleri dışında hiç bir güç bütün yönlerden saldırılmış, büyük güçlerin kendisine karşı tuzaklar kurduğu bir milletin tuzaklarını etkisiz hale getirmeyi başaramaz. (122)

Yürüyüş, matem tutmayı sizden almaya kalkmasın, matem tutun sine vurarak yürüyüş yapın ve hep birlikte matem tutmak için bir araya gelin. Yürüyüş kelimesi öne sürüldüğü zaman matem tutmayı istemediğimiz manasına geldiğini zannetmeyin. Biz bu İslam, İslam himayesi ve İslam şehitleriyle işlerimizi yapmayı başarabiliriz, aksi takdirde ne top ve nede tankımız Amerika ve Rusya tank ve toplarına karşı durabilecek güce sahip değildir. (123)

DİPNOTLAR :
113- 4/8/1360’deki konuşması
114- 25/7/1361’deki konuşması
115- 29/8/1358’deki konuşması
116- 29/8/1358’deki konuşması
117- 28/8/1358’deki konuşması
118- 30/3/1361’deki konuşması
119- 17/4/1358’deki konuşması
120- 30/3/1361’deki konuşması
121- 30/7/1358’deki konuşması
122- 30/3/1361’deki konuşması
123- 25/8/1359’deki konuşması

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv