Münacaat-ı Şabaniyye
Bu yazı kez okundu.
19 Ocak 2014 19:29 tarihinde eklendi

Münacaat-ı Şabaniyye, İmam Ali(as) efendimizin Şaban ayında okuduğu duadır.

MÜNACAAT-I ŞABANİYYE DUASI

Allah’ım, Muhammed(s.a.v.) ve Âl-i Muhammed’e rahmet eyle ve seni çağırdığımda duamı icabete eriştir, sana seslendiğimde çağrımı işit, sana yalvarıp yakardığımda bana bak.

Ben sana doğru yönelmiş, sana boyun eğip yalvararak ve katındaki sevabı dileyerek huzurunda durmuşum.

Nefsimde olanı biliyorsun, ihtiyacımdan haberdarsın, içimdekine vakıfsın. Döneceğim yer ve mekân, söylemek istediğim söz, dile getirmek istediğim ihtiyaç ve akıbetim için umduğum şeyler sana gizli değildir.

Ey Efendim! Senin takdir ve hükmün, ömrümün sonuna dek benden vuku bulacak her şeyde, zahir ve batınımda câridir. Kemal ve eksikliğim, yarar ve zararım başkasının elinde değil, senin elindedir.

Ey Rabbim! Eğer beni rızkından mahrum bırakırsan artık kim bana rızık verebilir! Eğer bana, yardım etmiyerek yalnız bırakırsan, kim bana yardım edebilir!

Ey Rabbim! Gazabından ve azabının inmesinden sana sığınırım.

Ey Rabbim! Eğer ben rahmetine layık değilsem, sen geniş fazlın ve rahmetinle bana bağışta bulunmaya layıksın.

Ey Rabbim! Güya şimdi (kıyamet kopup da) huzurunda durmuşum, sana olan güzel tevekkülüm başıma gölge düşürmüş, kerem ve ihsanına layık olan şeyi yapmışsın ve affınla benim günahlarımı örtmüşsün.

Ey Rabbim! Eğer beni affetsen, zaten affetmeye senden daha layık kim vardır?
Eğer ecelim yaklaşmış ve amelim beni sana yaklaştırmamışsa, günahlarımı itiraf etmeyi affına bir vesile kılıyorum.

Ey Rabbim! Nefsime bakmakla (yönelmekle) kendime zulmettim, eğer beni affetmezsen yazıklar olsun bana! Ey Rabbim! Hayatım boyunca, lütuf ve ihsanın benden kesilmemiştir; öyleyse ölümümde de lütuf ve ihsanını benden kesme.

Ey Rabbim! Nasıl ölümümden sonra, senin bana olan hüsn-ü nazarından ümidimi keseyim, oysa sen hayatımda iyilikten başka bir şey yapmadın bana.

Ey Rabbim! Sana yakışır şekilde işlerimi yoluna koy ve cehalet bataklığına batmış bir günahkâra kendi lütuf ve fazlın ile rahmeyle.

Ey Rabbim! Dünyada birçok günahlarımı (halktan) sakladın, ahirette onları saklamana daha muhtacım ben. Ey Rabbim! Günahlarımı salih kullarına açmayarak lutfettin bana; öyleyse kıyamet günü bütün yaratıkların karşısında rüsvay etme beni.

Ey Rabbim! Bağışın arzumu çoğalttı; affın ise amelimden daha üstündür. Ey Rabbim! Kullarının arasında hükmettiğin gün, kendi likanla (huzuruna çıkmakla) beni mesrur eyle.

Ey Rabbim! Senden özür dilemem, mazeretinin kabul olmasından müstağni olmayan (çaresiz) kimsenin özür dilemesidir. Öyleyse mazeretimi kabul buyur, ey günahkârların, kendisinden özür dilediği en keremli zat.

Ey Rabbim! Hacetimi reddetme, dileğimi boşa çıkarma, lütuf ve kereminden ümidimi kesme.

Ey Rabbim! Eğer aşağılığımı isteseydin beni hidayet etmezdin; eğer rüsvay olmamı irade etseydin beni kurtarmazdın.

Ey Rabbim! Uğruna ömrümü tükettiğim ihtiyacımı karşılamada beni reddedeceğini hiç sanmıyorum.

Ey Rabbim! Daima artan ve tükenmek bilmeyen sevdiğin ve razı olduğun ebedi, daimi ve sonsuz hamd-u sena sana mahsustur.

Ey Rabbim! Eğer beni suçumla yakalayıversen ben de senin affına sarılırım; eğer beni günahımla yakalayıversen, ben de senin mağfiretine sığınırım; eğer beni cehennem ateşine sokacak olsan, bende cehennem ehline, seni sevdiğimi ilan ederim.

Ey Rabbim! Eğer amelim, sana itaatin yanında küçükse, sana olan ümidin yanında arzum büyüktür.

Ey Rabbim! Nasıl dergâhından mahrum ve ümitsiz geri döneyim, oysaki keremine olan hüsn-ü zannım, beni bağışlanmış ve kurtulmuş olarak geri döndürmendir.

Ey Rabbim! Ömrümü senden gaflet etme pisliğinde tükettim, gençliğimi senden uzak kalma sarhoşluğuyla geçirdim. Ve verdiğin nimetle mağrur olduğum ve gazabına doğru gittiğim günlerde gaflet uykusundan uyanamadım.

Ey Rabbim! Ben senin kulunum ve kulunun oğluyum, huzurunda durmuş ve kereminle (lütfunla) sana tevessül etmiş bulunuyorum.

Ey Rabbim! Kulun olarak huzurunda, hâyâmın azlığından yaptığım kötü amellerimden sıyrılarak sana yöneliyor ve senden af talep ediyorum; çünkü af, senin kerem ve lütfunun özelliğidir.

Ey Rabbim! Beni muhabbetin için uyarmadan önce sana isyan etmekten beni alıkoyacak bir gücüm yoktu. (Muhabbet ışığını kalbimde yandıktan sonra ise) nasıl olmamı istediysen öyle oldum; beni kerem ve lütfuna dahil ettiğinden ve kalbimi senden gaflet etme kirlerinden temizlediğinden dolayı sana şükrediyorum.

Ey Rabbim! Ey aldanandan uzak olmayan yakın! Ey mükâfatını ümit eden esirgemeyen cömert! Kendisini çağırdığında sana icabet eden ve yardımınla amele sevkettiğinde sana itaat eden kimseye baktığın gibi bana bak.

Ey Rabbim! İştiyakla sana yaklaşan bir kalp, doğruluğu sana yükselen bir dil ve değeri, sana yaklaşmaya vesile olan bir bakış bana bağışla

Ey Rabbim! Seninle tanınan, şöhretsiz; sana sığınan, zelil; ve kendisine teveccüh ettiğin kimse de başkalarına köle olmaz

Ey Rabbim! Senin yoluna koyulan aydınlanır ve sana sığınan korunur; ey mevlam, ben sana sığındım; rahmetine olan hüsn-ü zannımı boşa çıkarma, ra’fet (ve lütfundan) beni mahrum etme.

Ey Rabbim! Beni, kendi dostlarının arasında; rahmetinin artmasını ümid eden kimsenin ikâmet ettiği yerde yerleştir.

Ey Rabbim! Seni sürekli anma istek ve aşkını bana ilham eyle (kalbime yerleştir;) ve bana isimlerine ve kudsinin mahalline ulaşma gayret ve neşesi ver.

Ey Rabbim! Kendi yüce zatın hürmetine beni de sana itaat edenlerin mahalline ve razı olduklarının güzel menziline kavuştur. Çünkü ben, nefsimi savunmaya kadir değilim, ona bir yarar vermeye de gücüm yetmez.

Ey Rabbim! Ben senin günahkâr ve zayıf bir kulunum ve sana yönelen kölenim. Öyleyse beni, kendilerinden yüz çevirdiğin ve gafletleri kendilerini, affından alıkoymuş kimselerden kılma

Ey Rabbim! Her şeyden kopup sana yönelmeyi bana bağışla. Kalp gözlerimizi, sana bakmak nuruyla aydınlat; öyle aydınlat ki kalp gözlerimiz nur hicaplarını (perdelerini) yırtsın ve azamet madenine ulaşsın, ruhlarımız da kudsünün izzetine bağlansın.

Ey Rabbim! Beni, çağırdığında sana icabet eden, baktığında (teveccüh ettiğinde) celal ve azametin için kendinden geçen ve gizlide kendisiyle münacat ettiğin, açıkta senin için amel eden kimselerden kıl.

Ey Rabbim! Ye’s ve ümitsizliği hüsn-ü zannıma galip kılmadım ve ümidimi kereminin güzelliğinden kesmedim.

Ey Rabbim! Eğer hatalarım beni, senin yanında düşürüp zelil etmişse o halde beni, sana olan hüsn-ü tevekkülümle affet. (Sana bel bağladığım için beni bağışla.)

Ey Rabbim! Eğer günahlarım beni, lütfunun keremlerinden uzklaştırmışsa, şüphesiz şefkatinin keremine olan yakinim beni (sana yölemek için) uyarmıştır.

Ey Rabbim! Eğer gaflet, sana kavuşmaya hazırlanmaktan beni gaflete düşürmüşse, değerli nimetlerini tanımak beni uyandırmıştır.

Ey Rabbim! Eğer büyük azabın beni ateşe çekiyorsa, büyük mükâfatın da beni cennete doğru çekiyor.

Ey Rabbim! Öyleyse (isteyeceğim her şeyi) senden istiyorum ve sana yalvarıp niyaz ediyorum; senden Muhammed ve Âl-i Muhammed’e rahmet etmeni ve beni, daima seni anan, ahdini, bozmayan, şükründen gafil olmayan ve emrini hafife almayan kimselerden kılmanı istiyorum.

Ey Rabbim! Beni, seni tanımam, senden gayrisinden yüz çevirmem, yalnız senden korkmam ve emirlerini gözetmem için izzetinin güzel nuruna kavuştur; ey celal ve ikram sahibi Allah. Ve Allah, Resulü Muhammed’e ve onun tertemiz Ehl-i Beyt’ine salat ve çokça selam eylesin.

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv