Rehberimizin Dilinden İmam Humeyni (ra) – 3
Bu yazı kez okundu.
4 Şubat 2014 14:37 tarihinde eklendi

İmam Humeyni(ra.)a vefakârlık ve onun çizgisinde hareket etmek

Eğer bizler imam (ra)’ı seviyorsak (elbette böyledir ve hiç kimse İran halkının İmam Sadık’a olan aşk ve sevgisinden tereddüt etmemektedir) onun yol ve vermiş olduğu dersi hayatta tutmalıyız, hedeflerini İnkılâbın gerçek hedefleri olarak kabul etmeli ve bu hedefler doğrultusunda hareket etmeleri ve kendimizden başka hedefler üretmeyelim.
İmam Humeyni (ra)’in hedefleri aydın ve bellidir ve fazla çabaya gerek yoktur.
Allah Taala öyle mukadder etmiştir ki yolun yarısında sahil kulu bu yükü başka birine devretsin ve melekuti A’laya kavuşsun ve kendi hariminde sükûnete ulaşsın. Bu yükün yerde kalmasına biz izin vermeyeceğiz. Büyük Küçük Tüm toplum fertleri, yetkililer ve elinde bir sorumluluğu bulunan her kes şu hususu kendi önceliğine alıp, imam’ın yolunu devam ettireceğine dair ant içmeli, ahitte bulunmalıdır. İmam’ın hedefleri çizgisinde hareket etmelidir. Bu durumda imama karşı aşkımız, muhabbetimiz, sevgimiz ve müritliğimiz hakikate kavuşmuş olacak. Aksu takdirde onun ayrılığında ağlayıp, baş ve göğsümüze vuracak olur da onun takib ettiği yolu aksi istikamette izlersek, bizin ona karşı sevgi, ilgi, muhabbet ve bağlılığımız da gerçekçi olmayacak. Bağlılık demek, aynı onun çizgisi ve hedefi istikametinde hareket etmek ve sapmamak demektir.
İslam İnkılâbı devrim komiteleri komutanları ve üyelerine hitaben yaptığı konuşmadan ( 1368/3/18)
İmam Humeyni (ra)in yoluyla ahdimiz

İslam’ın, Kur’an’ın ve Müslümanların izzetinin yolu olan İmam Humeyni’nin (kuddise sırruh) yoluna takib edeceğimize dair Allah (cc) ile ahitleşmiş bulunuyoruz.
“Doğruya da hayır Batıya da”, “Mustaz’afları ve mazlumları müdafaa”, “İslam ümmetinin hareketi ve vahdetini müdafaa”, “dünya seviyesinde Müslümanların ikilik ve anlaşmazlık unsurlarına galebe çalmak, mahrum ve yalınayak kitlelerin taraftarlıklarına dayanmak, ülke içinde ülkenin kalkınması için gerekli olan tüm imkânların kullanılması siyaseti, programlarımızın temel çizgi ve ilkelerini oluşturuyor.. Tüm bunlardan asıl amaç ise İslam’ın yeniden ihyası ve Kur’anı Kerim’e geri dönüştür ve biz bir kıl kadar dahi bu hedefimizden geri adım atmayacağız.
Beyt’ullah’ıl Haram Hacılarına hitaben yayınladığı mesajdan bir bölüm (1368/4/14)
İmam Humeyni (ra)in Ümmete dersi: Allah’a bağlanmak, halkın İslam’a imanı ve Vahdet
İmam Humeyni (ra)ın vasiyetnamesinde bir cümle var ki asla onu unutmamalıyız. Diyor ki, “İnkılâbı zafere ulaştıran faktör, kuşkusuz inkılâbın devamlılığını da sağlayacaktır”. Yani Allah’a dayanmak, halkın İslam’a olan imanı, İslami ve ilahi vazifelerini yerine getirmedeki kesin kararlılıkları ve söz biriliği, vahdet İslam İnkılâbının zafere ulaşmasındaki ve devamlılığındaki asıl sırdır. Bu halkımıza daimi bir ibret ve derstir.
Bugün ülkemize vahdet, samimiyet ve genel bir coşku ve sefanın hâkim olduğunu görüyoruz. Bu çok büyük bir olay olup, rahmetli İmam Humeyni’nin ruhunun bereketlerindendir. O yüce ilahi insanın ihlâsı, vefatından sonra da toplumumuzun atmosferi üzerinde etkisini sürdürmekte, yürekleri birbiriyle menus etmekte ve halk içerisindeki bağları güçlendirmektedir.. Siz halk içerisindeki söz birliği ve birlik, sizinle yetkililer arasında sağlanan güçlü bağlılığa tüm dünya şahit olmuş ve düşmanların umutsuzluğuna vesile olmuştur.
1979 yılında İmam Humeyni’nin ülke sahnesine adım atmasıyla inkılab daha bir taravet, canlılık kazandı ve meyvesini verdi. Bu da Allah Taala’nın imama olan bir lütfüydü ki bu bereketleri vücudunda var etmişti. Onun pak ruhu da vefatı ve melekuti urucunda bile bu ilahi lütuf ve bereketlere mahzardı ve vefatı anında bile onun pak ruhu İslam İnkılâbının ilk günkü gibi canlı, dinamik olmasına ve yeniden meyve vermesine sebep oldu. Bu ise düşmanları her zamankinden daha fazla dehşete düşürdü ve umutsuzluğa kaptırdı.
Bugün bizler İmam(ra)in bereketi sayesinde dünya karşısında daha bir kudret ve iktidarla konuşabiliriz. Dünyada hiç kimse İran İslam Cumhuriyetinin az bile olsa terdik ve korkuya kapıldığı hissine kapılmamalı. Allah Taala’nın lütfü sayesinde bizler kendi içişlerimizi tam bir kudret ve kararlılıkla. Kendi nefsimize olan güvenle ilerleteceğiz, dış ilişkileri ilkelerimizin izin verdiği ölçüde, İslam’ın, Müslümanların, İran halkının ve İslam Cumhuriyeti ve inkılâbının çıkarları doğrultusunda tam bir kararlılıkla sürdüreceğiz.
İmam Humeyni (ra)in defalarca önemle vurguladığı şu hususu dikkatten uzak tutmayın ki tüm zafer ve başarılar sırrı, vahdeti kelime ve sahnede hazır bulunmadır. Halkın birliği ve sahnedeki huzuru olmasaydı İran halkı kesin başarılı bir adım atamazdı. Eğer tüm halk fertleri bu sırrı keşfedip, hayata geçirirlerse o zaman kesin Allah Taala’da onlara yardımda bulunacaktır ve bu Allah Taala’nın vaadidir ki Kur’anı Kerim’de buyuruyor:
والّذين جاهدوا فينا لنهدينّهم سبلنا»، «من‏کان للَّه‏کان‏اللَّه له
“Bizim için savaşanları yollarımıza sevk ederiz biz ve şüphe yok ki Allah, elbette berâberdir iyilik edenlerle.” (Ankebut – 69)

Evet, bunlar hakkın sadık ve kesin vaadidir.
Elhamdülillah Allah İran halkıyla birliktedir ve o yüce, emsalsiz liderin varlığı kuşkusuz bizler için çok büyük bir nimet olmuştur. Bugün de onun fikir ve nasihatleri aramızda çok önemli bir nimettir ve onların kadrini bilmeliyiz. İnşallah onlara amel ederiz.
Huzistan halkı, yetkilileri ve ulemasından bir gruba hitaben yaptığı konuşmadan bir bölüm ( 1368/4/21)
İmam’ın derslerini gözden geçirme ve hakkında düşünme gerekliliği
İmam Humeyni (ra)in ilk öğrencileri ve en eski talebeleri olan bizlerin en önemli vazifesi o büyük imamın derslerini yeniden gözden geçirmektir. Tüm dünyayı etkisi altına alan İslam İnkılâbı liderinin üstün kişiliği ve parlak cevheri onun derslerinde, konuşmalarında ve nasihatlerinde açıkça gözükmektedir. Elbette bizlerin tümü o hazretin kişiliğinin tüm boyutlarını tam olarak tanıyamamışız ve abartısız olarak söylemek gerekirse o büyük insanın ruhunun derinlikleri tüm boyutuyla bizlere aydın değildir.
Bizler yakından olaylara tanık oluyorduk. Ve olayları bu kadar yakından takib eden kimselerin tüm parçaları bir arada toplayarak sonuç çıkarma gücüne sahib değiller. Bu hususta gerekli düşünme ve olayları detaylı irdelemeye gerek var. Bu ise o kadar kolay bir iş değil, ancak İmam’ın konuşmaları, açıklamaları bizler için çok büyük bir derstir ve ders ise bizlerin imkânımız dâhilindedir.
İmam’ın vermiş olduğu dersler üzerinde düşünmek bizleri o hazretin üstün kişiliğinin derinliklerini daha fazla tanımamıza sebep olabilir. Bu dersleri ise birkaç cümlede özetlemek mümkün değil, her bir zaman diliminde ve meydana gelen her bir olayda bu derslerden her hangi biri bizler için yol gösterici ve olayın çözümü olabilir.
Bugün dünyada ülkemiz için ve İran halkı için oluşan özel şartlar karşısında İmam Humeyni (ra)in bizlere dersi halkımız içerisinde ilahi irade sayesinde oluşan vahdeti kelime ve birliğin kadrini bilmemizdir. Halkımızın yürekleri bugün İnkılâbın ilk on yıl içindeki birlikteliğinden daha da yakındır birbirlerine. Bu ise rahmetli İmam Humeyni’nin o yüce melekuti ruhunun bereketleri sayesindedir.
Zencan, Nehavend ve Kaşmer eyaletleri halkı, yetkilileri ve ulemasından muhtelif kitlelere hitaben yapmış olduğu konuşmadan (1368/4/15)
İmam (ra)in Siyasi Mektebinin Özellikleri

Ben burada İmam (ra)in siyasi mektebi üzerinde vurgu yapmak istiyorum. İmam’ın siyasi mektebi İmam (ra)in kişiliğinden ayrı düşünülemez. İmam’ın başarı sırrı halklara sunduğu mekteb ve ideolojideydi ve o mektebi bir düzen olarak tüm dünya halkları gözü önünde sergilemeyi başardı. Elbette büyük İslam İnkılâbımız halk tarafından zafere ulaştırıldı ve İran halkı kendi üstün yetenek ve gücünün derinliklerini sergiledi, fakat bu halk imam ve onun siyasi mektebi, inancı olmaksızın böyle büyük bir olayı tahakkuk ettirmeye muktedir değildi.
İmam’ın siyasi mektebi öyle bir alan açıyor ki onun kapsama alanı hatta İslam nizamının kurulması alanından da geniştir. İmam tarafından gündeme getirtilen ve onun uğruna mücadele verdiği siyasi mektep, beşeriyet ve tüm dünya için yeni bir söz beraberinde getirmiştir. İnsanlığa yeni bir yol ileri sürmüştür. Bu mektepte öyle şeyler mevcuttur ki insanlık onlara susamıştır, bunun için de eskimiyor. İmam’ı tarihe ve geçmişlere ait bir kişilik olarak tanımlamaya çalışanlar bu girişimlerinde başarılı olamayacaklar. İmam kendi siyasi mektebinde canlı ve dinamiktir, bu siyasi mektep hayatta olduğu sürece, İslam ümmeti içerisinde hatta tüm insanlık içerisinde İmam’ın huzuru ve varlığı da çok büyük ve kalıcı eserleri, etkileri beraberinde getirmeye devam edecektir.
İmam (ra)ın mektebinin bazı özellikleri var ve ben burada bu özelliklerden bazılarını açıklamaya çalışacağım.
Bu özelliklerden biri İmam’ın mektebinde, maneviyyet siyasetle iç içedir.
İmam’ın siyasi mektebinde maneviyat siyasetten ayrı değildir; siyaset ve irfan, siyaset ve ahlak… Kendi siyasi mektebinin tecessümü olan imam Humeyni, siyaset ve maneviyatı bir arada bulunduruyordu. Hatta siyasi mücadelede imam’ın davranışlarında asıl ağırlığı maneviyat oluşturuyordu. İmam’ın tüm davranış ve tutumları Allah ve maneviyat eksenliydi. İmam, hak Taala’nın teşrii iradesine inancı vardı ve onun tekvini iradesine güveniyordu. İlahi şeriatın tahakkuku uğrunda hareket eden, mücadele sürdüren kimsenin Allah’ın yaratılış fıtratı ve sünnetini yerine getirdiğine inanıyordu. Şu ayeti tüm benliği ile kabul etmişti ki Allah Taala buyuruyor:
«وللَّه جنود السّماوات و الأرض و کان اللَّه عزيزاً حکيما»
“Ve Allah’ındır göklerin ve yeryüzünün orduları ve Allah, üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.” (Fetih Suresi – 7)
İmam şeriat kanunlarını kendi hareketinin merkezi kabul ediyordu. Ülkenin kurtuluşu ve halkın saadeti için İmam’ın hareketi İslam şeriatının hidayeti esasına göreydi. Nitekim “ilahi mükellefiyet” imam açısından mutluluğun sırrıydı.
İkinci Özellik: Halkın rolüne sarsılmaz inancıydı. İmam’ın siyasi mektebinde insan hüviyeti hem keramet sahibi ve değerlidir ve hem güçlü ve yapıcı.
İmam’ın siyasi mektebindeki üçüncü özellik bu mektebin uluslar arası ve dünya bakış tarzıdır. İmam’ın konuşmalarında ve siyasi hedeflerinde muhatabı insanlıktır, sadece İran halkı değil. İran halkı bu mesajı can kulağıyla işitti, üzerinde durdu, onun için mücadele verdi ve kendi izzet ve bağımsızlığını elde etmeyi başardı. Fakat bu mesajın muhatabı tüm insanlıktır ve imam Humeyni’nin siyasi mektebi bu hayır, bağımsızlık, izzet ve imanı tüm İslam ümmeti ve tüm insanlık için istemekte. Bu Müslüman bir insanın üzerinde var olan bir vazifedir. İmam’ın, kendileri için evrensel bir görev zanneden kimselerle farkı şudur ki imam’ın siyasi mektebi, top, tank, silah ve işkence vasıtasıyla insanları belli bir çizgiye getirmek, belli bir düşünceyi kabullendirmek istemiyor. Amerikalılar da kendilerinin vazife taşıdıklarını, dünyada insan hakları ve demokrasiyi egemen kılmak istediklerini iddia ediyorlar. Fakat onların bu husustaki metodu Hiroşima’da atom bombası kullanmaktan geçer. Afrika ve Latin Amerika ülkelerinde top, tank, savaş ve askeri darbelerden geçer. Bugün de Ortadoğu’da bunca dalavere, zulüm ve cinayette bulunuyor. Bununla birlikte sözde insan hakları ve dünya vazifesini yaymaya çalışıyor. İslam’ın siyasi mektebi, kendi yeni düşünce ve tasarısını insanın zihin ortamında bırakıyor ve bu bahar nesimi gibi, çiçeklerin ıtrı gibi her taraf yayılıyor.
Değerlerin korunması aziz imamımızın siyasi mektebinin bir diğer özelliğidir ve imam velayeti fakih’in beyanında bu mevzuyu açıklığa kavuşturmuştur. İslam İnkılâbının ilk gününden itibaren birçokları “Veleyeti Fakih” meselesini saptırmak istediler ve bugün de düşmanların meczup yaygaracılarının bu husustaki sözleri o zamandan kalmadır ve bugüne has bir olay değil. İlk baştan beri bu akımlar söz konusu propagandaları yapmaktaydılar.
İmam Humeyni’nin siyasi mektebinin özelliklerinden belirtmek istediğim son husus ise “Sosyal Adalet” meselesidir.
Sosyal adalet, İmam Humeyni’nin siyasal mektebinin en bariz ve önemli özelliklerindendir. Tüm devlet programlarında, yasama işlerinde, yürütmede ve yargıda sosyal adalet mevzuu ve sınıfsal ayrımların giderilmesi meselesi dikkate alınmalıdır.
Rahmetli İmam Humeyni’nin 15. vefat Yıl dönümü törenindeki konuşmasından (1383/3/14)

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv