Suriye Düşmanları Bina Okur,Döner Döner Yine Okur
Bu yazı kez okundu.
7 Mart 2014 15:25 tarihinde eklendi

Suriye olayları başladığı günlere gidelim, tamamen sisli, puslu ve hercümerç durumunun hakim olduğu o günlere.
Birilerinin, düne kadar dost ve kardeş dedikleri Beşşar Esad yönetimine karşı beklenmedik bir komplo düzeneği oluşturarak, medyatik ayak oyunları ile Esad’ın nasıl bir cani olduğuna bizleri inandırmaya çalıştığı o günlere.
O güne kadar kadim dost ilan ettikleri Esad’ın aslında bir canavar! olduğu yalanına inanmamızı bekledikleri günlere.
Esad kadim dostumuz idi ve bir anda hava değişti, kadim dost azılı düşman ilan edilerek, karşısında saf tutuldu, Kimin yanında,kiminle birlikte olunduğunun ne önemi vardı,Yöneticilerimiz ve Siyonist medya bizim için tek düşman tanımı yapıyordu, o da Esad.
Düşmanın Adı bile battı ve en sonunda onu da değiştirdiler 40 yıllık Esad bir anda oldu Esed.
Bir anda Kardeş Esad gitti,yerine,Cani Esad!,zalim Esad!,katil Esad! geldi.
Tv ekranları bir anda değişti,Dincisi,dinsizi,taraftarı,muhalifi hep bir ağızdan halklara Esad’ın cani olduğu ve halkını katlettiğini anlatıyor,Nasıl bir cani! Olduğunun altını çiziyordu.Tabi bu arada Esad karşıtı ülkelerde katliamlar,cinayetler,soygunlar,hukuksuzluklar gırla gitsede, Roboski tarzı katliamlar,yaşansa da bunları kimse görmüyor, Esad sarhoşluğu ile yalan dolanı gerçek gibi yazıp çiziyordu.
Ekranlarda Görüntüler izledik,videolar seyrettik, ölmüş ve öldürülmüş insanlar gördük ,hepsini Esad öldürmüştü,iktidara geldiğinde Suriye’yi imar eden ve Orta doğu’da Terör rejimini tanımayan tek Arap lider bir anda öldürmeye başlamış,Kendi eseri olan güzelim şehirleri yerle bir etmeye başlamıştı.Anlam veremesek de izledik,bizim anlam veremediğimize,Esad’a bir hafta ömür biçen bir yetkili gereken anlamı yüklüyor ve durumu; Esad’ı yıkamamış da olsak Suriye’nin Alt yapısını yok ettik gibi çok manidar bir ifade ile özetliyordu.
İş bu kadarla da kalmadı sonra Esad’ın (birilerinin tabiri ile Esed’in) işi abartmaya ve katliamın dozajını artırmaya başladığı söyleniyordu,bu kadar da olmazdı,Çünkü Suriye bizim iç işimiz sayılırdı ve acil müdahale ederek, Öğlen namazını Halep’te Akşamı Şam’da kılmalıydık.Eli sopalı Obama’yı da yanımıza alarak, yeni kadim dost,Gerçek diktatör Katar ve Suudi Arabistan ile birlikte savaşa hazırlandık.Derken hesap edemediğimiz işler olmaya başladı,Suriye çetin ceviz çıktı,İran ve Hizbullah işin içine girdi,Stratejik dostumuz! ABD gerisin geri kaçmaya başladı.
Ayrıca halkımızda bu işe ikna olmayarak, Suriye olayını ve içine düşülen durumun meşruiyetini sorguluyordu. Bu noktada halkın ve halkların gerçeklere ulaşmasının tek kaynağı olan Sosyal medyaya sinirlendik,Facbook sayfalarını kapattık,Twtter’in kuşuna kızdık bağırdıksa da ,artık olan olmuş gerçekler gün yüzüne çıkmaya başlamıştı.
Halklar Öğrendi ki,Meğer Suriye halkı devletine düşman değil,aksine devlet-halk bütünleşmesinin ebder örneklerinden birisiymiş.Yandaş medya’nın, halkının Esad’ı istemediğini yazmasına karşılık ,Suriye halkının cevabı gecikmiyor, sayıları milyonları bulan destek mitingleri ile bu oyunu bozuyordu.
Birileri Suriye halkının mülteci yapıldığı gerçeğinden Esad’ı vurmaya çalışırken ipin ucunu kendisi kaçırıyor ve Mültecilerin üçte ikilik kısmının yine Esad rejimine sığındığını bizzat kendisi söyleyerek,bir halkın katliamcısına neden sığındığının,ve katliamcının da o halka neden sahip çıktığının sorgulanmasına neden olarak tabiri caiz ise kendi yalanlarına şahitlik ediyordu.
Sonra El Cezire,AA,CNN,BBC başta olmak üzere hep bir ağızdan Esad’ın bir alevi azınlık iktidarı-devleti kurduğunu söylüyorlar ve Sözde İslami bir takım basın kuruluşunun da desteği ile mezhebi bir savaşa zemin hazırlıyorlardı.Bu yalan da fazla uzun sürmedi ve Esad’ın 33 bakanından sadece 3′nün alevi olduğunu öğrenerek,koca bir yalanın daha ifşaatına tanıklık ettik.Böylece Suriye’de mezhebi anlamda hiçbir kesimin diğeri ile bir sıkıntısının olmadığını da anlamış oluyor,bu savaşın tamamen bir emperyalist vesayet savaşı olduğu kanısına varıyorduk.
Sürecin başında bizlere ağır patlamalı,bol kanlı görüntüler veriyor,aslında umursuz,ruhsuz spikerlerin ağlamaklı edaları ile sundukları haberlerden sonra bizlerin “vay cani” “vay katil” dememiz isteniyordu,sonra gördük ki,görüntüler düzmece, muhabirler satılıkmış,El Cezire,BBC,CNN,SKY NEWS,gibi kanallara haber yapan Danny Dayem,olmayan görüntülerle Suriye’de katliam var imajı oluşturuyor,Halid Ebu Salah(diğer adı binbir surat) adı verilen ve binlerce habere imza atan sahtekarın,da tüm haberleri yalan çıkıyordu.
Yalan ve düzmece haberler bunlarla da kalmıyor,şehitler diye verilen insanların,gülerek uyandığını,işkenceden geçmiş denilen çocukların rollerine adapte olmakta zorlanarak gülme krizine girdiklerine tanıklık ediyor,Sahte doktorların Dünya’ya seslenişi ve akabinde kahkaha tufanlarına tutulduğunu görüyorduk.
Bu sahtekar ve yalancı spikerlerin verdiği görüntülerde insanların öldürülüp nehirlere atıldığını görüyor Esad’a küfredecek oluyorken birden ölenlerin Esad’ın askerleri olduğunu görüp sessizce yerimize oturuyor, Olaylarda ölen ve bizlere Esad’ın öldürdüğü mazlum muhalifler diye verilen ilk 5 bin kişinin tamamının Esad rejiminin asker,polis ve memurlarının olduğunu öğreniyorduk .
Tv ekranlarında ve İnternet sitelerinde “Esad’ın askerleri işkence etti” diye görüntüler veriliyor, sonra görüntünün aslı ortaya çıkıyor ve işkencenin Muhaliflerce yapıldığı,mağdurların ise Esad yanlısı olduğunu öğreniyorduk.(Benzer binlerce olay ve görüntü mevcut olup biz burada aklımıza gelen ve belli başlı birkaç olayı zikrettik.)
Sonra Kimyasal görüntüler geldi,Şam’da Kimyasal saldırıda ölen yavrular için hepimiz ağlaştık,gerçekten bir insanlık dramı yaşanmış,ciddi ve tarihi bir suç işlenmişti,malum taraflar Gardını almaktan gecikmedi ve adres yine belli idi Esad.Bu defa affedilmez bir şey yapmış ve kimyasal maddeler ile binleri katletmişti,Kırmızı çizgi aşılmış oldu,savaş baltaları yine çıkarıldı,Amerika’nın çaldığı savaş tamtamları eşliğinden saldırı planları yapılmaya başlandı.Bu olayın da çok geçmeden balonu patladı ve anladık ki,bu katliam da bizzat bize özgürlükçü diye tanıtılan muhalif teröristlerin işi idi ve sırf Esad yaptı diyebilmek adına bu insanları yavaş yavaş öldürmekten çekinmediklerini gösteriyorlardı.
Olaylar Suriye ile sınırlı kalmadı,her ne hikmettir,hangi akla hizmettir bilinmez, bir zaman geldi ve Esad’ın savaşı yaymak istediği konuşulmaya başladı,Bu bağlamda Önce sınır kapısında bir patlama oldu ve tabi adres belli,akabinde ise Hatay ilimizin Reyhanlı ilçesinde yine cumhuriyet tarihinin en büyük terör olayı yaşandı.Bunda da adres belli idi Esad yapmıştı,ve Türk kamuoyu Esad’a düşman olmalıydı.Bir müddet sonra olay aydınlanmaya başladı,Esad askerlerinden biri elleri bağlı bir şekilde patlayan aracın içinden çıktı ve Muhaliflerin reyhanlı patlamasını kameraya kaydettikleri gözlendi,Apar topar Reyhanlıya basın yasağı geldi, ölenlerin saysı 50 ile kısıtlandı ve üstü örtülerek olay geçiştirildi.Tabi onlar söylemese de biz anladık ki bu işi Esad değil bizzat ülkemizi mesken tutan Teröristler ve onların yerli taşeronları yapmıştır.
Bizler bu kısa yazıda olayları belki kronolojik olarak vermedik,ve mutlaka tamamından bahsetmedik,belli başlı ve seçmelerden bahsetmiş olduk,ama dileyen herkes konu ile alakalı yeterli dökümanı internet ortamında bulabilir,ahir zamanın en büyük fitnesi olan Suriye Olayında ciddi kaynaklara ulaşabilir,Bunun için google’ye Suriye gerçekleri yazmak yeterlidir.
Evet başlığımız bir başa dönmeyi ifade etmektedir. Yukarıda yazmış olduğumuz birkaç örnek olay ve olayların tamamında yalan haber ve belgelerle Suriye yönetimini suçlu ilan etmeye çalışan ve bu uğurda hiç bir ahlaki ilke tanımayan güçler bu gün yine iş başına geçmiş ve cenevre görüşmelerini sabote etmek maksatlı kendi cinayetlerini Suriye yönetimine yıkma gayreti içine girmişlerdir.
Suriye yönetimi ile savaş halinde olan bir terör örgütü verilerine dayalı belge ve fotoğraflar ile,Savaşı kaybettikleri bir dönemde Suriye’ yi siyasi anlamda zora sokmak ve savaşın devamını sağlamak amaçlı olarak yeni bir manipülasyona girişmiş durumdadırlar.
Normalde hiç bir delil teşkil etmeyen ve diğer tüm iddialar gibi sadece Muhalif terör gruplarının iddiası olmaktan öte geçmeyen bu iddialarda diğerleri gibi tamamen tutarsız ve gerçeklerden uzak iddialardır.
Sizlerin daha önce dillendirdiğiniz hangi iddia doğru çıktı ki şimdi halklar kalkıp sizin bu iddianıza itibar etsin.Aksine Sizlerin bu güne kadar “Esad yaptı” dediğiniz tüm icraatlar bizzat sizler tarafından yapılmış olarak ortaya çıkmıştır.
Bu güne kadar Suriye halkı ve yönetimi birlik ve beraberliğin meyvelerini toplamış ve sizlerin, devşirme savaşçılarınızla dayattığınız vesayet savaşını kazanmıştır.Yok olma sürecinde son çırpınışlarınız olan bu son oyununuz da yakın bir gelecekte bizzat sizin ayağınıza dolaşacaktır.

kaynak :www.islamaktuel.com

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv