SAMİRİ’NİN BUZAĞISI
Bu yazı kez okundu.
9 Mart 2014 13:28 tarihinde eklendi

Bugünlerde büyük şeytanın siyonist örgütlerinden biri, siyonizmin en büyük düşmanlarını açıklamış. Birinci sıradaki isim doğal olarak Dünya Müslümanları ve Mazlumlarının Lideri İmam Ali Hamaney. Elbetteki bunda şaşırılacak, hayıflanacak bir durum yok. Düşman en azından düşmanının kim olduğunu biliyor demek ki. Ama şaşırtıcı olan ikinci sıradaki isim; Davos kahramanı(!) olan zat.
Bu haberi duyan ve “Eğer onları doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün fakat onlar görmezler”(A’raf 198) ve “Şüphesiz sen ölülere işittiremezsin ve arkasını dönüp giden sağıra da davayı duyuramazsın”(Rum 52)ayetlerinin muhatapları hemen esfele safilinin yerlisi olan şahsın bütün kirini ve pisliğini temizlemeye ve “bakın adamlar buna da düşman” demeye başlayacaklar ve hatta başladılar bile.
Siyasi bilince, analiz yeteneğine sahip olmayanlardan, olayları doğru biçimde yorumlamalarına, dostu düşmanı tanımalarına, hak ile batılı birbirinden ayırmalarına vesile olacak basiret beklemek elbette abesle iştigal olacaktır. Çünkü bu tiplerin siyasi hafızaları balık hafızasına rahmet okutturacak kadar zayıftır.
Kur’an’da sırf bakara suresini okuyanlar bile siyonist yahudi mantığın, peygamberlerinin tüm uyarılarına rağmen, sapmada ısrar ederek hak ile batılı birbirine karıştırıp hakkı gizlemede nasıl ustalaştığını, Allah’ın basit bir emrini bile (sığır kesme olayı) nasıl karmaşık hale getirip neredeyse uygulanmaz kıldıklarını, bu sapmaları yetmezmiş gibi halkı içinden ses çıkan bir buzağıya sadece 40 gün içinde, o da Hz. Harun a.s. içlerinde olduğu halde, tapdırdıklarını bilir.
İşte bu siyonist mantık yüzyıllar boyunca hep yeryüzünü ifsad etmek için şeytanlarının öncülüğünde dur durak bilmeden çalışmış, köşe başlarını tutmuş (ekonomi, siyaset,medya vb.) ve emellerine ulaşmak için kendilerinden olanları dahi gözden çıkarmıştır.
Öyle ki sırf büyük siyonist İsrail’in kurulması için Avrupa’da ve dünyanın değişik yerlerinde kendi halinde bir yaşam süren sıradan yahudileri, yine kendilerinden olan canilerle işbirliği yaparak öldürmüş ve oluşan mazlumiyet hissini kullanarak Filistin’in işgaline zemin hazırlamışlardır.
Ne var ki bu planları tam da rayında giderken ve büyük İsrail’i açıklamaya ramak kalmışken İmam Humeyni (r.a.) liderliğinde kurulan İran İslam İnkılabı ve O’na bağlı olan Hizbullahi direniş hareketleri siyonistlerin bütün çabalarını boşa çıkarmış, acı yenilgiler tattırarak heveslerini kursaklarında bırakmıştır.
Bu aşamada siyonistlerin günümüzdeki “samiri”leri yeni buzağılar inşa etmeye ve bu buzağılardan çıkan seslerle halkları uyutma ve saptırma işlerine geri dönmüşlerdir. Bu buzağıların en büyüğünden ilk olarak “one minute” sesi duyulmuş, bu sesi duyan halkın büyük kısmı yanıbaşlarında İran İslam İnkılabı bulunmasına rağmen bu sese aldanmış ve buzağıyı sahiplenmiştir.
Siyonistler bu sahiplenmenin artması için “halkın nefret ettiklerinin” eliyle ve diliyle buzağıyı kötülemişler, halk o “kötüleyenlerden” nefret ettiği için buzağının sihrine daha çok kapılmıştır.
İşte büyük şeytan merkezli siyonist örgütün yaptığı açıklama da bu anlattıklarımızın tezahürüdür. Bu açıklamada hak ile batıl öyle karıştırılmıştır ki ikinci gelenin ne mal olduğunu açıkladığımızda birinci sıradaki İmam Hamaney’in dik duruşuyla da ilgili şüphe uyandırılmaya çalışılmıştır.
Oysa ilk kurulduğu andan itibaren “İsrail kanser tümörüdür, yıkılması gerekir” diyerek büyük İsrail projesine darbe vuran ve desteklediği Hizbullahi yiğitlerle o projede onulmaz yaralar açanlar ile, “Bize verilen görev doğrultusunda BOP eşbaşkanı olduk” deyip siyonistlerden “üstün cesaret madalyası” alanlar, büyük şeytanın büyük İsrail için işgal ettiği Irak’a giden askerlerine “evlerine sağ salim dönmeleri için duacıyım” diyenler, memleketin stratejik tüm kurumlarını siyonistlere peşkeş çekenler, “one minute” sonrası çocuklarının gemicikleriyle Hayfa limanına defalarca mal taşıyanlar, İsrail için Suriye’yi yakanlar, yıkanlar, hiçbir ticari, ekonomik, siyasi ilişkiyi kesmeyenler, siyonizmin babasının mezarında hasret gözyaşları dökenler, siyonist cumhurbaşkanını meclislerinde konuşturanların bir olmadığını biz çok iyi biliyoruz. Bu yüzden buzağıdan çıkacak seslerin bizim için kıymeti harbiyesi yoktur.
“Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” (Zümer 9)
siyasetmektebi.com

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv