AMERİKANCI İSLÂM’IN SEBEB-İ VÜCUDU ‘AMERİKA’ – ÜSTAD HİZBULLAH HAKVERDİ
Bu yazı kez okundu.
19 Nisan 2014 12:13 tarihinde eklendi

AMERİKANCI İSLÂM’IN SEBEB-İ VÜCUDU ‘AMERİKA’ – ÜSTAD HİZBULLAH HAKVERDİ

Amerikancı İslâm ile Amerika, ‘biribirlerinin lâzım-ı gayr-i mufârıkıdırlar’. Yani, birbirlerinden ayrılmaları-kopmaları mümkün olmayan ve birbirlerine lâzım ve muhtaç olan mülevves unsurlardır. Ki, varlıkları birbiri ile kâim olan bu ‘ucube’leri ayrı ayrı düşünmek mümkün değildir. Zâten, kelime terkibleri (‘muz’âf ve ‘muz’af un ileyh’ olarak) da ele alınınca aynı sonuç çıkar. Zirâ, “Amerikancı İslâm” terkibinde “Amerika” muzaf-un ileyh, “İslâm” ise ‘muzaf olmaktadır. Yani; Allah’ın (C.C) gönderdiği ve Peygamberlerin (bâ-husus Hz. Muhammedin) (a.s.m) tebliğ ettiği, onlara ‘izafe’ edilen “Gerçek İslâm” değil; Büyük Şeytan Amerika’ya ‘izâfe’ edilen ve onun ‘ vizesinden-okeyinden’ geçen “sahte İslâm” kasd edilmektedir. Onun için; Amerikancı İslâm ile Amerika’nın arasındaki ilişki ‘iç-içelik’ niteliğindedir. Bu ilişki (iç-iç’elik) kopunca ne “Amerika” kalır, ne de “Amerikancı İslâm”…Çünkü; “Amerikancı İslâm”ın sebeb-i vücudu ‘Amerika’dır; Amerika ile ‘kâim’, Amerika ile ‘hayy’ ve Onunla hayatdar ve faaliyet hâlindedir.

Eğer, “Amerika” bu terkib’ den çıkarılacak olursa: o zaman tek başına tertemiz ve nezih “İslâm” adı ve yapısı kalacaktır. Böyle ‘katıksız’, ‘İlâhi’ ve ‘Muhammedi’ (Nebevi) İslâm net bir şekilde meydana çıkınca “Amerikancı” bütün parazitler silinecek ve yok olup gidecektir. Yani ; günümüzün İslâm Aleminin başına belâ olmuş tüm tağuti-nifaki düzenler ve onlara bağlı-bağımlı tüm kurumlar, kurullar, kurallar ve onların “besili” müslüman görünümlü reziller güruhu (şahsiyet-toplum-grup-tavır ve hareket olarak) yerle bir olacak ve esfel-i sâfilini boylayacaklardır. Bu terkibden “İslâm” çıkarılınca; “Amerika” sap gibi meydanda kalacak, yani “kâfir, müşrik, mel’un ve zalim” olduğu gün gibi ortaya çıkacaktır. O zaman da, artık İslâm alemine ‘adımını atma’ imkânını ve fırsatını asla bulamayacaktır. Zirâ; Amerika artık, ‘dostluk’ numaraları yapamayacak, ‘dindarlık’ (hele müslümanlık) rolleri takınamayacak, ‘kuzu postuna’ bürünmeyi başaramayacak, İslâm Alemine-Müslümanlara ‘nasihat’ vermeye kalkışamayacak, kısaca; kâfirliğini-müşrikliğini-Şeytanlığını- emperyalistliğini ve vampirliğini gizlemeyecektir. Ki, bu da; Büyük Şeytan Amerika’nın ‘Süperliğinin’, Dünya hükümranlığının ve hegamonyasınm ‘sona ermesi’; “gerçek İslâm’ın”, yani İlâhi hakimiyeti ‘her yönden’ ‘esâs alan’ “Muhammedi (Nebevî) İslâm” ‘ın İslâm ülkelerinin tümüne ‘bil-fiil’, dünyanın sâir kesimlerine de ‘bil­vasıta’ hakim olması; böylece müslümanların, hatta tüm mazlumların- mustaz’afların ve insanlığın gerçek hürrivete-izzete-adâlete ve saadete kavuşması demektir…

Şu halde; Amerika, ‘Amerikancı İslâmın’ ihdâs ettiği, ona değişik türden (her yönlü) yardımlarla ‘kan’ ve ‘hayat’ verdiği ve “hayatını-hareketini” korumayı üstlendiği gibi; Amerikancı İslâm’da, Amerikanın ‘süperliliğinin’, yani ‘büyük şeytanlığının’, başta İslâm alemi olarak ‘dünya hükümranlığının’ baş âmili ve tek müsebbibidir. Onun için, biribirlerine ‘dâima’ minnet borçludurlar…

(Bu bölüm Üstad Hizbullah HAKVERDİ’nin 1989 yılında “Şehadet” dergisinde yayınlanan ‘Amerikancı İslam Sorgulaması’ adlı makalelerinden alınmıştır. Yaptığımız paylaşımlar iyi analiz edildiğinde Amerikancı İslam’ın tarihsel kökeni ve bugünkü hali gayet net olarak anlaşılacak ve 1989 yılında yazılan bu makalelerin bugüne de ışık tuttuğunun farkına varılacaktır.)

 

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv