HZ. İSA (AS) – İMAM ALİ HAMANEY
Bu yazı kez okundu.
19 Nisan 2014 11:55 tarihinde eklendi

 

Hz. İsa Mesih aleyhisselam, ilahi çağrı ve mucizelerle donanmış bir peygamber olup, beşeriyeti şirk, küfür, cehalet ve zulüm karanlığından kurtararak, onları yaratıcının marifet, adalet ve ubudiyet nuruna ulaştırmakla görevlendirilmiş ve insanlar arasında bulunduğu zaman boyunca kötülüklerle mücadele ve iyiliğe davetten el çekmemiştir. Bu büyük şahsiyetin nübüvvetine inanan hristiyanlar ve müslümanlar bu dersi iyi kavramalıdırlar. Günümüzde beşeriyet bu büyük peygamberin mesajına geçmişe oranla daha fazla ihtiyaç duymakta ve Hz. İsa’nın risaletini tamamlayan İslam da insanların hayrına, salahına ve olgunlaşmasına yönelik çağrısını gündeminin başında tutmaktadır. Yollarından sapanlar, Allah’ın bahşettiği bilime dayanarak doğal güçleri yedeklerine almış ve doğru olmayan hedefler için adım atmaya başlamışlardır. Bu yüzden ilahi dinlerin mensuplarının görevi ağırdır. Aslında Hz. İsa’nın davranış ve düşüncelerinden habersiz olan kimi sultacı devletler ve güçler, hristiyanlık kisvesi altında mazlum milletlere dünyayı daraltmış ve her türlü zulme kalkışmışlardır.

Müslümanlar açısından Hz. İsa’nın taşıdığı değer, hiç kuşkusuz inançlı hristiyanların ona verdiği değerden daha az değildir. Bu ilahi peygamber, insanlar arasında sürekli olarak cihadla meşgul olmuş ve servet ve kudrete dayanarak halkları zincire vuran, onları dünya ve ahiret cehennemine sürükleyen insanların fesad, düşmanlık ve zulümleri karşısında dikilmeye çağırmıştır. Allahu tealanın kendisine nübüvveti verdiği çocukluk döneminden itibaren bu büyük insanın çekmiş olduğu tüm çileler, bu yüzdendir. Hz. İsa aleyhisselama inanan, onun sahip olduğu yüce maneviyat ve konumun azametine inananların onun yolunu izlemelerini ummaktayız.

İslam Cumhuriyeti’nde her türlü görüş serbesttir. Bizler, dini azınlıklara da kendi kardeşlerimiz gibi davranıyor ve onlarla bir arada dostça yaşıyoruz. Şu veya bu kişinin bir başka dine mensup olduğu ve dinimizi, İslam’ımızı da kabul etmediği düşüncesine zihnimizde yer vermiyoruz. Hatta onların evlerine de başvuruyoruz. Ben yıllardır miladi yılbaşında genellikle bu vatan için canlarını vermiş hristiyan vatandaşlarımızın evlerini ziyaret ederim. Aile üyeleriyle konuşur ve meyva ve tatlı ikramlarıyla karşılaşırım. Ancak hiç bir zaman onların bir başka dine mensup oldukları fikrine takılmam. Biz, İslam Cumhuriyeti’nde düşünce çatışmasına yer vermedik. Örneğin, herhangi bir kimse bir başka dinden olduğu için onunla çatışmadık. Asla böyle bir yaklaşıma izin vermedik.

Amerikan başkanının 11 Eylül olaylarından sonra haçlı seferinin başladığı şeklindeki bir sözü ağzından kaçırması ve akabinde de yanlışını farkederek durumu düzeltmeye çalışması ardından, hiç kimse bu haçlı seferi sözünün taşıdığı espriye dikkat etmedi. Haçlı seferi, hristiyan ve müslüman milletler arasındaki savaştır. Onlar milletleri birbirine düşürmek için ortam hazırlamaya çalışıyorlar. Hem dünya müslümanları ve hem de dünya hristiyanları dikkatli ve uyanık olmak ve bu tür politikacıların oyuncağı olmamak zorundadırlar. Bugün siyonist ellerin de hristiyan dünyası ve Avrupa’da bu entrikayı benimsetmeye çalıştığını görmekteyiz.

Bugün hiç kimse şundan kuşku duymamalıdır ki, haçlı ruhu aldatıcı demokrasi ve insan hakları kisvesi altında Batı’lı güçlerin çoğunu ya da tamamını kendi irade ve kıskacı altına almış durumdadır. Bugün İslam’ın her türlü sembolüyle ve müslümanların her türlü kıpırdanışıyla savaşanlar, Mesih aleyhisselam ve gerçek hristiyanlığa da inanmamaktadırlar. Onlar yalnızca gemlenemez kudretleri ile çıkarları ve heveslerini dikkate almakta ve kendilerinin zulümleri karşısında tehdit gördükleri her şeye düşmanlık beslemeyi benimsemektedirler.

Hz. İsa, insanların günaha, sapkınlığa, cehalete ve adaletsizliğe yönelmesine, insanın değerine ilgisiz kalmasına karşı çıkmış ve insanların kurtuluşu ve hidayeti sancağını omuzlayarak, servet ve kudret düşkünleriyle mücadele etmesini bilmiş ve adalet, tevhid ve rahmetin yayılmasına baş koymuştur. Bugün bu büyük peygambere inanan hristiyanlar ve müslümanlar, dünyada layık bir düzenin kurulabilmesi için ilahi peygamberlerin yolunu izlemeli ve beşeriyetin öğretmeni durumundaki bu peygamberlerin ışığı altında insani erdemlere yaygınlık kazandırmalıdırlar.

Eğer Hz. İsa bugün aramızda olsaydı, emperyalistlerin zulmüyle mücadele konusunda bir saniye bile boş durmaz ve büyük güçlerce istismara uğrayan, sömürülen, savaşlara, fesada ve çatışmaya sevkedilen milyarlarca insanın açlığı ve başıboşluğuna karşı çıkardı.

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv