RUS AYISI…
Bu yazı kez okundu.
6 Kasım 2015 11:24 tarihinde eklendi
Etiketler :

RUS AYISI…

Rus ayısı...

Küresel siyonizmin sol eli olarak üstüne düşen görevi yıllardır yerine getiren Rusya’nın, Suriye ile alenileşen ahir zaman savaşında direniş cephesinin safında yer alıyor gibi görünmesi, hakkı tanıyamadıkları için habire batıla meyledenlerin zihinlerini bir kez daha karıştırmaya yetmiş görünmektedir. Suriye’de her cephede kanlarının son damlasına kadar direnen ve bütün dünya müstekbirlerinin 5 yıldır yoğun saldırılarına maruz kaldıkları halde, en alçak şekilde katledildikleri, toprakları işgal edildiği ve varlıkları yağmalandığı halde direnmekten vazgeçmeyerek azmin ve izzetin kitabını yeniden yazan Direniş Cephesinin kahramanlarının emeklerine darbe vurmak ve onların bütün kazanımlarını düşmanlarının hanesine yazmak için siyonist çevrelerce üretilmeye ve uydurulmaya başlanan haberlere istinaden elde edilen başarıları Rusya gibi küresel emperyalizmin en önemli devletlerinden birine mal etmeye çalışmak, bilerek veya bilmeyerek de olsa Suriye, Irak, Yemen, Bahreyn gibi siyonist saldırılara maruz kalan coğrafyalardaki kardeşlerimizi sırtından vurmaktır.

Daha önce Suriye ile ilgili yazılarımızda Rusya ve Çin’in neden direniş cephesinin safında yer alıyor gibi göründüklerine değinmiş ve bu tiyatronun siyonizmin ihtiyacına binaen tezgahlanmış olduğunu vurgulamıştık. Kendi düşmanlarının içinde kendi dostlarının da bulunmasını isteyen ve düşmanlarının olası hareketlerini yönlendirme amacı güden siyonizm, Suriye savaşının başlangıcından itibaren özellikle Rusya’ya bu görevi vermiş, uzaktan çalan davulun sesi gibi sürekli atıp tutan ama icraata geçmeyen, gürleyen(!) ama yağmayan Rusya, omuzladığı görevi layıkıyla yerine getirmiştir. Bunun en bariz göstergesi ise bugünlerde ortaya atılan dedikodulara “mal bulmuş mağribi” gibi dört elle sarılanların düştükleri durum gösterilebilir. Bu yazımızda tüm bu çabalarla nelerin amaçlandığı, Rusya’nın Suriye’deki savaşta rol aldığına dair yalanı uyduranların hedeflerinin ne olduğunu ve Rusya’nın gerçekte hangi cephenin bir parçası olduğunu birazdan tekrarlayacağız ama asıl üzerinde duracağımız mevzu Suriye savaşının başından beri kerhen desteklemek zorunda kaldıkları Direniş Cephesini ellerine geçen ilk fırsatta yok saymaya çalışanların durumu olacaktır.

Ağlama duvarının vazgeçilmez konu mankeni olan Putin’in “Yahudilerin (siyonistlerin demek istiyor) geçmişi Kudüs’ün taşlarında gizlidir” sözleri ile kimlerin varlığını onayladığını idrak ettiğimizde, Suriye savaşında da hangi safta olduğunu idrak etmemiz kolaylaşacaktır. Çünkü malumunuzdur ki Suriye, direniş cephesinin en önemli halkası olarak siyonizme darbe vuran ve onu yok edecek olan direniş hareketlerine silah sevkiyatının yapıldığı ana güzergah ve bu hareketlerin yeri geldiğinde bir araya geldikleri ve hatta merkezlerini taşıdıkları ana karargahtır. Suriye, satılmış arap rejimlerinin ve siyonist iktidarların hilafına olarak İsrail’i tanımayan ve onunla anlaşmayan, onunla ilişki kurmayan ve onun yok olması gerektiğini beyan eden yegane arap ülkesidir. Suriye, Filistinlilerin sığınağıdır, mültecilerin barınağıdır. O halde Suriye ile sürekli savaş halinde olan siyonizmin varlığını meşru gören, onunla ilişkilerini geliştiren, onun varlığını “tarihi bir hakikat” olarak beyan eden Rusya’nın, gerçekten Suriye’nin safında yer alma ihtimali var mıdır? İsrail’in güvenliği için Netanyahu ile anlaşan Putin’in Suriye’nin güvenliğini düşünme ihtimali var mıdır? Suriye’deki savaşta başrolü oynayan Bop başkanını sürekli olarak öven ve onunla samimi dialoglarını “insanlığın ortak dili” ile gerçekleştiren Putin’in, Suriye savaşında bu dostlarının hilafına hareket etme olasılığı nedir?

Veya bütün yurttaşlarını siyonist sermayeye köle yapan ve karın tokluğunun dahi altında bir ücretle siyonizm için üretim yapmalarına mecbur bırakan Çin’in, gerçekten siyonizmin ana vatanına düşman olabilme ihtimali var mıdır? Ya da küresel istikbarın diğer ülkelere tahakkümü için dizayn edilmiş olan Birleşmiş Milletler de veto hakkına sahip olan 6 ülkeden biri olan Rusya ve Çin’in, kendilerine bu hakkı vermiş olan siyonizmin aleyhine karar alma güçleri ve niyetleri var mıdır? Suriye’nin dostları(!) olan bu iki siyonist ülkenin, mesela İsrail aleyhine ciddi olarak aldıkları tek bir karar var mıdır? Aksine bu ülkeler Suriye aleyhine çıkan kararlar ya onay vererek ya da çekimser kalarak destek olmamışlar mıdır? İsrail’in dostu olanların direniş cephesinin dostu olmaları mümkün müdür? O halde dertleri nedir?

Öncelikle şu iyi bilinmelidir ki Suriye’deki savaşta Rus ordusundan hiç kimse yoktur, hiç bir Rus cephede siyonizme karşı savaşmamaktadır ki zaten Suriye yetkilileri de bunu açıkça ifade etmektedirler. Aynı zamanda Rusya da Suriye’de savaşa katıldığına dair tek bir açıklama yapmamıştır. Fakat Rusya başından beri Suriye’deki savaşın siyonizmle olan bağlantısını gizlemeye, tahrif etmeye uğraşmış, savaşan tarafların sanki aynı dinin iki farklı versiyonu gibi algılanması için zemin hazırlamıştır. Vahşi selefi çeteleri eleştirirken onları Suriye’ye gönderen gücün ve onların asıl amaçlarının ne olduğunaysa nedense hiç değinmemiştir.Büyük şeytanın kardeşi olarak hizmet ettikleri siyonizmin maskesi düşmesin diye kendi aralarında güya tartışıp dünyayı yönlendiren iki ayrı kutup varmış ve onlar da bu kutupların başlarıymış gibi davranarak mazlumları ikisinden birini tercihe zorlarken bile aslında saflarına geçenleri siyonizmin safına çekmeyi başarmışlardır.

Suriye’ye saldıran tarafın beslendiği kaynağı maskeleme görevinin dışında ayrıca Suriye ve direniş cephesinin safında yer alıyor gibi görünerek, direniş cephesinin haklı savaşına da gölge düşürmeye çalışan ve mevcut durumu idrak edemeyen mazlumların “direniş cephesinin de arkasında bir başka zalim var” demelerinin zeminini hazırlayan Rusya, bunun yanısıra zafere ulaşmasına az bir zaman kalan direnişin zaferini de çalma derdine düşmüştür.25 yıl gibi kısa bir süre içerisinde tümden yok olacağı Allah’ın (c.c.) izni ile kesin olan siyonizmin, kendi geleceğini garanti altına almak ve ağacı kesilse de tohumlarını bölge ülkelerinin topraklarına bırakmak için geliştirdiği planın en sadık uygulayıcısı olan Rusya’nın, Suriye’deki savaşta elle tutulur ciddi tek bir hamlesi yoktur ve olamaz da. Suriye’ye destek olmak bir yana, direniş cephesinin lideri olan İran İslam İnkılabıyla yaptığı anlaşmalara dahi siyonist çevrelerinin tepkisinden dolayı uyamayan ve yıllar boyu bu anlaşmaları yok sayar bir tutum sergileyen Rusya’nın, İsrail’in yok olmasını ana hedef olarak belirlemiş olan direniş cephesinin safında yer alma ihtimali de yoktur.

O halde içimizde(!) ki Rus aşıklarının derdi nedir? Neden habire Rus ordusunun veya hükümetinin olmayan hamlelerinin reklamını yapmaya çalışmakta ve neden direniş cephesinin tüm kazanımlarını yok saymaya çalışmaktadırlar? İslam İnkılabından bahsetmekten imtina eden yazar çizer taifesinin, Rusya’dan bahsetmeye bu kadar hevesli olmasının nedeni nedir? Veya mezhepçiliği ve mezhepçilikle karışık milliyetçiliği yegane varlık kaynağı bilen sitelerin bugünlerde hep bir ağızdan Rusya türküsü çığırmalarının nedeni nedir? Bizce neden bellidir. Bütün bunlar asla ve asla gerçekten direniş cephesinin safında yer almamış güruhlardır. Bunların kimi mezhepçilikten kimi milliyetçilikten dolayı ortak düşman gördükleri selefi çetelere dil uzatırken asla gerçek anlamda direniş cephesinin fedakarlıklarını dile getirmemiş, o fedakarlıklara değinmemişlerdir. Mecburen değinmek zorunda kaldıklarında ise tahrif yoluna başvurmuşlar ve ya mezhebe ya da milliyete bağlamışlardır işi.

Ama cephede inkar edemedikleri bir gerçek olarak dimdik ayakta duran İslam İnkılabı ve Hizbullah olgusu bulunduğundan hep içlerindeki kini yutkunmak zorunda kalmışlardır. Bunların İslam İnkılabının ve Hizbullah’ın hedefleri ile zerrece bağları yoktur. Bunlar İslam İnkılabı gibi bir sistemde yaşamaktansa ölmeyi tercih edecek olanlardır. Bunlar Suriye savaşı bittiğinde İslam İnkılabına ve Hizbullah düşmanlıklarına kaldıkları yerden devam edecek olanlardır. Bu yüzden Rusya, bunlar için kurtarıcı olmuştur. İçlerindeki acıyı hafifletmenin yolu olmuştur. Suriye’den bahsederken artık direniş cephesinden değil Rusya’dan bahsederek rahatlatacaklardır kendilerini. Ve zafer kazanıldığında “Ruslar olmasaydı kazanamazdık” diye belli edeceklerdir dolaylı siyonistliklerini. Ortada tek bir Rus askeri bile yokken, Rus özel birliklerinin operasyonlarından dem vuranların mezhebi de milliyeti de siyonizmdir bu böyle bilinmeli.

Rus ayısının (ki bu tabir meşhurdur) dostluğuna ve sevgisine güvenenlerin o güvendikleri sevginin şiddetinden helak olacağı günler de yakındır elbet. Tüm fitnenin kaynağı olan siyonizm ortadan kalkınca o fitnelerin yayıcılarının da kaynağı kurumuş olacaktır. Ümmet siyonizmden kurtulduğu gün kurtulacaktır nifaktan. Az kaldı…

siyasetmektebi.com

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap

Namaz Vakitleri
Arşiv